RESMİ FACEBOOK SAYFASI

http://www.kemalettinaydin.net/images/phocagallery/facebook-site.jpg

Ziyaretçi Defteri
Ana Sayfa domuz gribi

DOMUZ GRİBİ

                                                     DOMUZ GRİBİ-GRİP (INFLUENZA)

 

Doç.Dr.Kemalettin AYDIN

AK PARTİ GÜMÜŞHANE MİLLETVEKİLİ

Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyon Üyesi

İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı

0 312 420 63 43 – 0 532 424 98 48  Domuz Gribi (SWINE INFLUENZA)

           influenza A virüsünün (A/ H1N1) neden olduğu ve daha önce insanlarda hemen hemen görülmezken virüsün geçirdiği değişimle artık insanlarda da görülebilen grip türüdür. İnsandan insana bulaşabilmektedir. Halen devam eden salgın insandan insana bulaşma şeklinde yayılmaktadır. İnfluenza A virusunun neden olduğu Swine influenza veya influenza gribi domuzlarda bulaşıcı akut solunum sistemi hastalığı yapar.  Morbiditesi oldukça yüksek, ölüm %1-4 ile düşüktür.  Virus domuzlar arasında solunum yolu ile direk veya indirek temas ile bulaşabileceği gibi taşıyıcılarla da bulaşabilmektedir. Salgınlar yıla yayılır, sıcak geçişlerinde kış ve sonbaharda görülme sıklığı artar. Birçok ülkede domuzlara rutin aşı yapılır. Swine influenza virusunun H1N1 subtipi en yaygınıdır ama diğer subtipleri de domuzlar arasında vardır (H1N2, H3N1, H3N2). CDC’ye (Ameika Hastalıklar Merkezi) göre insan domuz virus enfeksiyonu 1-2 yılda bir rapor edilirken; 2005-2009 arasında 12 vaka olmuştur. Kısaca domuz gribi şimdiye kadar domuzlarda veya domuzlar ile yakın temasta olup solunum çıktıları ile temas eden insanlarda görülürken, son günlerde bu hastalığın insandan insana bulaşabilmesi ve bu infeksiyonun ülkelerden ülkelere, kıtalardan kıtalara yayılması yani salgın oluşturması nedeniyle daha çok dikkat çekmektedir. Domuz gribi olarak tarif ettiğimiz ve influenza A virüsünün H1 N1 tipinin neden olduğu hastalık bugün insanlar arasında olagelen grip infeksiyonları ile aynı özelliklerde olduğu için bunu bildiğimiz grip ile aynı algılamamız gerekmektedir.   Dünyanın hemen hemen her bölgesinde bu vakalara rastlanmaktadır. Halihazırda ülkemizde 10 vaka bildirimi olmuştur. Dünya sağlık Örgütünün tavsiyelerini ve TC Sağlık Bakanlığının konu ile ilgili açıklamalarını ve önerilerini yakinen takip etmek gerekmektedir.  Tüm dünyada domuz gribi tanımlaması ile anılan influenza A (H1 N1) infeksiyonu insanlarda oluşturduğu hastalık itibariyle insan gripi olarak bildiğimiz hastalığın aynısıdır. Bulaş yolları, belirti ve bulguları, klinik, korunma ve tedavi aynı olduğu için bu noktadan sonra GRİP olarak anlatmaya çalışacağım. 

 GRİP NEDİR ?

          Grip, Influenza adı verilen bir virüs tarafından oluşturulan, ani olarak 39°C üzerinde ateş, şiddetli kas ve eklem ağrıları, halsizlik, bitkinlik, titreme, baş ağrısı ve kuru öksürük gibi belirtiler ile başlayan bir enfeksiyon hastalığıdır. Özellikle çocuklarda, yaşlılarda ve kalp hastalığı, akciğer hastalığı, böbrek hastalığı, şeker hastalığı gibi kronik hastalığı olan kişilerde çok daha ağır seyretmekte ve ölüme kadar varabilen ciddi sonuçlara yol açmaktadır. Bu kadar ciddi tablolara yol açabilen grip, halk arasında çok sık olarak soğuk algınlığı ile karıştırılmaktadır. Soğuk algınlığı ateş yükselmeden, hafif kırgınlık, burun akıntısı, hapşırma gibi belirtiler ile kendini gösteren, halsizliğe yol açmadığı için yatak istirahatı gerektirmeyen bir hastalıktır vegrip ile kesinlikle karıştırılmamalıdır. 

GRİP ETKENİ NEDİR?     

        Gribe influenza adı verilen virüs neden olmaktadır. İnfluenza virus infeksiyonları etkin aşı ve koruyucu tedavilerin olmasına rağmen tüm dünyada halen önem taşımaktadır. İnfluenza viruslarının oluşturduğu infeksiyonlar küçük salgınlar (epidemi) veya çok sayıda ülkeyi içine alan büyük salgınlar (pandemi) şeklinde seyretmektedir. Salgınlar kuzey yarım kürede kış aylarında, güney yarım kürede Mayıs-Eylül ayları arasında görülmektedir. Kuluçka  süresinin kısa olması, hafif olgularla temasın önlenememesi ise infeksiyonun hızla yayılmasında önem taşımaktadır. İnfluenza virüsleri bir ila üç yıllık aralıklarla epidemilere 10-30 yıllık aralıklarla pandemilere (çok sayıda ülkeyi içine alan büyük salgınlar) neden olurlar. İnluenza virüsünün oluşturduğu grip tablosu yüzyıllardır bilinen ve dönem dönem salgınlar ile milyonlarca insanın ölmesine neden olan klinik tablodur. Her yıl olağan influenza epidemisinden yaklaşık 3-5 milyon kişinin etkilendiği ve 300.000-500.000 kişinin öldüğü kabul edilmektedir. Pandemi geliştiği zaman yıllar önce olduğu gibi milyonlarca ölüm olabileceği beklenmektedir. Ciddi hastalık ve ölüm riski 65 yaşın üstündeki kişilerde ve 2 yaşın altındaki çocuklarda ve influenza nedeniyle komplikasyon gelişenlerde yüksek olmasına rağmen büyük salgınlarda gençlerde ölüm daha fazla olmaktadır.

 GRİP BELİRTİLERİ  NELERDİR?

          Salgınlar veya sporadik infeksiyonlar şeklinde rapor edilir. İnsan ve domuz virusu farklıdır. Domuzlarda uygulanan bir aşı olmasına rağmen bu aşı insanlar için uygulanabilir değildir. Ayrıca insanlara her yıl uygulanmak için hazırlanan grip aşısı yaptıranlar domuz virusundan korunmuyorlar. Genellikler klinik semptomlar mevsimsel gribe benzer. Semptomlar insanlar arasında farklılık göstermiyor. İnfekte kişilerin yarısında klinik olarak belirti olmayacağı gibi, klinik belirti olanlarda;Yüksek ateşHalsizlik,Üşüme-titreme ÖksürükKırgınlıkBaş ağrısı, iştahsızlıkVucutta ağrılar (kas ağrısı)Akan veya dolgun burunNadirende kusma ishalÖksürüğün ön planda olduğu solunum sistemi semptomları klinik tabloyu oluşturmaktadır. Hafiften ağıra doğru değişen semptomların yanında; akciğer, kalp, beyin, karaciğer, böbrek ve kaslarda da ek klinik tablolara neden olabilir. Klinik, yaştan, immuniteden, virüse ait özelliklerden, sigara kullanımından, diğer birlikte olan faktörlerden, bağışıklığın baskılanmasından ve gebelikten etkilenir. Ölümler sıklıkla akciğer infeksiyonlarından (primer viral pnömoni veya sekonder respiratuar bakteriyel infeksiyonlardan) olmaktadır. Özellikle altta yatan akciğer veya kalp-akciğer hastalığı olanlar, gençler ve yaşlılar ciddi komplikasyon gelişmesi acısından en yüksek riske sahiptirler. Bununla birlikte pandemi de gençler arasında komplikasyon gelişmesi ve ölüm daha yüksek oranlarda görülmektedir. 

TARİHÇE Onikinci yüzyıldan (M.S.1173) itibaren epidemisi, onaltıncı yüzyıldan (1580) itibaren pandemileri bilinen influenza virüsünün en büyük pandemisi 1918-1919 yıllarında olmuştur. Epideminin aksine pandemi her 10-50 yılda bir olur. 16.yy dan beri en az 31 pandemi kaydedilmiş olup 20.yy da üç influenza pandemisi meydana geldiği bilinmektedir. 1918’de H1N1 (İspanya gribi) virüsü ile olan salgında çeşitli kaynaklarda 50-100 milyon insanın öldüğü ileri sürülmektedir. 1957’de H2N2 (Asya gribi), 1968’de H3N2 (Hong Kong gribi)  gribi olduğu ve her iki epidemide de birer milyon ölümün olduğu tahmin edilmektedir. 1918 pandemisi 12 aylık periyod içinde Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika’ya yayılmıştır. 1968 pandemisindeki influenza ilişkili ölümlerinin yarısı, 1957 ve 1918 pandemisindeki ölümlerin daha çok 15–35  yaşlarındaki sağlıklı kişilerde olduğu ve ölümlerin %99’unun 65 yaşından gençlerde olduğu kayıtlardan anlaşılmaktadır..Etyolojik ajan olarak influenza virüsü 1933 yılında izole edilmiştir. İnfluenza virüsünün, A, B ve C olmak üzere üç ana grubu ve A grubunun ayrıca çok sayıda subtipi vardır. İnfluenza A insan, domuz, at, kuş ve deniz memelilerinde, influenza B sadece insanda, influenza C ise insanlardan başka domuzlarda hastalık yapar. İnfluenza epidemileri virüsün yüzey glikoproteinlerinin değişimi ile ortaya çıkan antijenik varyasyonlar ile oluşmaktadır. İnfluenza A virüsleri HA ve NA yüzey glikoproteinlerine göre alt tiplere ayrılır. İnfluenza A virüslerinde 16 HA ve dokuz NA tipi saptanmıştır.  

BULAŞ Bulaş: Primer olarak kişiden kişiye solunum yolları çıktısı olan damlacık ile (> 5 mm) bulaşır. İnfekte kişinin öksürük ve hapşırması ile ağız ve burnundan çıkardığı ile bulaşır. Partiküller havada kalmaz, bulaş için yakın temas gerekir.(1-2 metre)Bulaş direkt temas ile olabileceği gibi solunum çıkartıların kirlettiği yüzeylere temas ile de olmaktadır. Virus ilk semptomdan iki gün önce ve 5-7 gün sonraya kadar yayılabilir. Çocuklar virusu 10 gün veya daha uzun süre yayabilir.

           

KORUNMA

Gribe neden olan influenza infeksiyonuna karşı korunmada aktif proflaksinin (aşılamanın) yanında antiviral ilaçlarla kemoproflaksi de yapılabilmektedir. Düzenli olarak her yıl hazırlanan aşılar ile muhtemel suşlara karşı immünite sağlanabilmektedir. Salgın durumlarında aşı ile korunmanın sağlanabilmesi için öncelikle salgın yapan virüse karşı aşı geliştirilmesi gerekir. Bu işlemde altı aylık süre alabilir. Aşı çalışmalarının yapıldığı dönemde veya aşılamadan sonra korunmanın sağlanabilmesi için ortalama 15 günlük bir süre gerekmesi nedeniyle, salgın zamanında ve hastayla temas durumunda hemen korunmanın sağlanması istendiğinde kemoproflaksinin (ilaçla korunma) öncelikli olarak düşünülmesi gerekmektedir.             Kemoproflaksi (ilaçla korunma) endikasyonları aşağıdaki şekilde özetlenebilir;

 1. Mevsimsel proflaksi: Aşılamanın uygun olmadığı yada aşıya yanıtın yeterli olmayacağı düşünülen durumlarda  influenzanın sık olduğu dönemde risk gruplarına 4-6 hafta süreyle proflaksi uygulanabilir. Bu şekilde influenza infeksiyonunun %70-90 oranında önlenebildiği gösterilmiştir.

2.  Aşılamaya ek olarak uygulama: Salgın zamanında aşılama sonrasında aşı yanıtına kadar geçecek 2 haftalık sürede koruma amacıyla kemoproflaksi uygulanabilir. Antiviral ilaçların kullanımı aşıya ilişkin oluşacak immün cevabı azaltmaz.

3. Aile içi korunma: Ailede influenza infeksiyonu tanımlandığında diğer aile bireylerinin kemoproflaksi alması aile içi yayılımı önler.

4. Bakım evlerinde salgın önlenimi: Yaşlı ve/veya kronik hastalığı olan kişilerin bir arada ve kalabalık olarak yaşadığı yerlerde son derece ciddi influenza salgınları gelişebilmektedir. Bu nedenle bakımevlerinde salgın söz konusu olduğunda muhtemel temaslı olgulara en az iki hafta süreyle olmak üzere ve son olgunun ortaya çıkışından bir hafta sonraya kadar kemoproflaksi uygulanmalıdır.    

        Tanı laboratuarı olarak halen ülkemizde iki laboratuar grip tanısını doğrulama kapasitesine sahiptir. Bu laboratuarlardan biri Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezi Başkanlığı Ulusal Influenza Merkezidir. Pandemi (Salgın) neden olur?             Domuzlarla temas etmeyen kişilerde herhangi bir bağışıklık oluşmadığı için insandan insana geçiş ile çok sayıda hastalık oluştururak pandemilere neden olur. Pandemi oluşumu virusun hastalık yapma gücüne (virulansına), halk arasındaki var olan bağışıklığa, konakçı faktörüne bağlıdır. 

Nasıl korunulur?

Öksürüğü, ateşi olan ve iyi görünmeyenlerle temastan kaçın

Ellerini su ve sabun ile sık sık yıka.

Evde hasta kişi varsa; hastayı evde uygun bölümde tutmaya çalışın.

 Hasta insanlarla yakın ilişkiden uzak durun. En az bir metre mesafe olsun. Hasta insanların soluduğu hava yerine pencere veya kapı bölgelerini tercih etin.Sık sık ağız burun ve gözüne dokunmaktan kaçının.Evdeki hasta kişinin odasını sıklıkla havalandır.Maske kullanabilirsin. N95 tipi veya CDC’ye göre cerrahi maske olabilir.

Eğer kendini iyi hissetmiyorsan; Öksürdüğünde veya hapşırınca ağız ve burnu bir mendille kapat. Mendili çöpe at.Alkol bazlı el temizleyiciler etkilidir. Kullan.Ağız burun ve gözüne dokunmaktan kaçın.Eğer hasta olursan evde istirahat et.Yeterli ve dengeli beslen. İyi uyu. Bol sıvı tüket.Acil  durumlarda mutlaka doktora başvurunuz. 

Tedavisinde çeşitli ilaçlar kullanılmaktadır.Adanmantan; amantadin ve remantatinİnfluenza nörominidaz inhibitörleri; Oseltamivir ve Zanamivir Antiviral ilaç almayan, medikal tedavi gerektirmeden iyileşen domuz giribi hastaları önceden rapor edilmiş. Bazı influenza virusleri antiviral ilaçlara direnç geliştirebilir.            

Yurt dışına seyahat edecekler nelere dikkat etmelidir?

Zorunlu haller dışında hastalığın görüldüğü bölgelere seyahatlerinizi erteleyiniz.Gidilen bölgelerde kalabalık ve kapalı mekânlardan uzak durunuz. İnsanlarla yakın temastan kaçınınız.Su ve sabun ile sık sık ellerinizi yıkayınız. Bu amaçla alkol bazlı el dezenfektanı da kullanabilirsiniz.Hasta kişilerin bulunduğu ortamlarda bulunmaktan kaçınınız, bulunmak zorunda iseniz cerrahi maske kullanınız.  

KAYNAKLAR1.TC Sağlık Bakanlığı (www.saglik.gov.tr)2.Dünya Sağlık Örgütü (www.who.int)3.Kemalettin Aydın, Influenza (Suppl), Flora Dergisi 4.Kemalettin Aydın, “Soğuk Algınlığı,”  (ed) Uzun, Ö. Unal, S, Güncel Bilgiler Işığında İnfeksiyon Hastalıkları, 161-166, Bilimsel Tıp Yayınevi, Ankara, 2001. NOT: Bu konudaki vaka sayısı sürekli değiştiği için günlük olarak Dünya Sağlık Örgütünün web sayfasından (www.who.int) izlenmesi tavsiye edilir.

 Ayrıca kişisel internet sitem olan www.kemalettinaydin.com sayfamda da güncellemeler yapılacaktır. Ülke Vaka sayısı Ölü sayısı  

 

 

 

 
Bugün Neredeyim

DOÇ. DR.KEMALETTİN AYDIN AK PARTİ GÜMÜŞHANE MİLLETVEKİLİMİZ

12 EYLÜL REFERANDUM TARİHİNE KADAR MEMLEKETİ VE SEÇİM BÖLGESİ GÜMÜŞHANE’NİN TÜM İLÇE VE KÖYLERİNDE İNCELEME VE ÇALIŞMALARDA BULUNACAKTIR.

 

AK PARTİ GÜMÜŞHANE TEŞKİLATI TARAFINDAN HAZIRLANAN ÇALIŞMA VE ZİYARET PROGRAMI AŞAĞIDAKİ GİBİDİR

 

25.08.2010 ÇARŞAMBA

-GÜMÜŞHANE KÜRTÜN

 

 26.08.2010 PERŞEMBE

-GÜMÜŞHANE KÜRTÜN

 

 27.08.2010 CUMA

-GÜMÜŞHANE KÖSE

 

 28.08.2010 CUMARTESİ

-GÜMÜŞHANE TORUL

 

 29.08.2010 PAZAR

-GÜMÜŞHANE ŞİRAN

 

 30.08.2010 PAZARTESİ

-GÜMÜŞHANE ZAFER BAYRAMI KUTLAMASI

 VE TORUL

 

02.09.2010 PERŞEMBE

-GÜMÜŞHANE ŞİRAN

 

03.09.2010 CUMA

-GÜMÜŞHANE KÖSE

 

04.09.2010 CUMARTESİ

-GÜMÜŞHANE KELKİT

 

08.09.2010 ÇARŞAMBA

-GÜMÜŞHANE KÜRTÜN

 

09/10/11. 09. 2010

GÜMÜŞHANE MERKEZ VE İLÇELERİNDE

BAYRAMLAŞMA MERASİMİ

 

 

 

 

 

Anket
Sitemizi nasıl buldunuz?